MOTOSİKLET TUTKUSU
Her insanoğlunun yaşamında, yapmaktan mutluluk duyduğu bir uğraşısı, hatta yapmayı hayal ettiği, düşlediği tutkuları vardır. İşte benimde birkaç heyecan ve mutluluk aldığım hobilerimden biriside Motosiklet Tutkusudur.
Motosiklet hareket halinde iken o rüzgarı yüzünde hissetmekten mi, İki teker üzerinde denge kurarak bir beceriyi heyecana çevirmekten mi, yoksa alıp başını dağlara, ovalara ve alabildiğine yollara vurup, hürriyetimizi bize hissettirdiğindenmidir nedir bana göre çok özel bir taşıttır, bir sevdadır ve sevgidir.
Daha 14 yaşımda iken, babamın 150cc lik 1963 model Vespasını yıkamak ve temizlemek için anahtarını alıp temizlik sonrası sokakta birkaç tur atmak bu hazzı yakalamama yetmişti. Rahmetli babam kendi motosikletini rahat bırakmam için, bana 1971 model amortisörsüz Mobliyette almasına rağmen Vespa aşkı başlamıştı birkere.
Ağabeyim benden önce babamın motosikletine el koyunca, bizim sülaledeki 5 vespa’nın birisi olan Mahir eniştemin Vespasını satın aldım.
Ben, o 2 zamanlı 150cc 1963 model Vespa ya büyük bir itina ve zevkle, 1993 yılında yine Vespa marka 80cc Sfera yı alıncaya kadar bindim. Antalya da satılan ilk modern görünüşlü scooter olan Vespa Sfera ile çok sükse yapmıştım o yıllar.
Taaa ki Akdeniz Motosiklet Kulübü ( AKMOK ) başkanı Dr. Halim YILMAZ’ın benim uyuyan şeytanlarımı uyandırıncaya kadar.
Hem Antalya da böyle güzide bir motosiklet Kulübünün olduğunu anlatması ve altında GS 1200 BMW ile çıkıp gelerek aklımı bu yaşta ( o yıl 53 ) başımdan almasını ateşe benzin dökmeye benzetirim hep. Fazla uzun sürmedi Bucak tan Dr. Ömer in SUZUKI DL 650 Vstromunu aldım.
İyi hoş güzel de, bu çelimsiz yapım ile 260 Kg lık Vede ağırlık merkezi oldukça yukarıda olan bu motosiklet benim cüsseme fazla gelmişti. Hareket halinde iken bir şikayetim yoktu ama durduğum zamanlar, ayaklarımla yere basmaya çalışırken tedirginlik yaşıyordum. 2 – 2.5 yıl eşiminde iyi bir artcı olması sebebi ile dertsiz – kazasız olarak ( 2 defa olduğum yerde yatırmam hariç ) defalarca gezilere katıldık.
Kafama koymuştum.. Daha hafif ve ağırlık merkezi yere yakın bir motosiklet araştırmaya başladım ve sonunda da… Scooter tipi motosiklet üzerine uzun yılların getirdiği bir tecrübem vardı. Bu sebep ile yine piyasaya yeni çıkmış olan KYMCO nun Downtown 300i 2011 modelini hem görüntü hemde rahatlık açısından beğendim ve de aldım.
Çok kullanışlı, rahat oturaklı ve sürüşlü modern çizgilere sahip bu maxi scooteri çok sevdim. Ama Vstromun verdiği o heyecanı, 60 HP gücü ve azametli görünüşü veremeyecekti. Vstrom ile tattığım o heyecan, belki bir daha Enduro tipi 650 cc bir motosiklet almama neden olabilir. Elbette ki şimdiki Kymco Downtown 300i maxi scooterimi satmadan.
Akdeniz motosiklet kulübü bize çok güzide bir arkadaş gurubu kazandırmakla kalmadı, bir o kadar da güzel,eşsiz ve bulunmaz gezilerle unutulmaz anılar olan gördüklerimizi, yediklerimizi, öğrendiklerimizi ve daha doğrusu yaşadıklarımızı da kazandırdı. Biz erkek sürücüler bir yana, artçı eşlerimiz kendi aralarındaki muhabbet ve dostluklarla geziler haricinde beraber olma yollarını aradılar.
Ve sözün özü, her insanın bu modern zamanın yaşamı içersinde kaybettiklerini bir nebzede olsa geri almasını sağlayacak boş zaman değerlendirmeleri bulması, söz konusu uğraşıları ile birikmiş streslerini atması ve mutluluk hissini doğanın güzellikleri ile tatması elbette en güzel yaşam gereksinimidir.
Bu tutkumuz başkalarına göre en mükemmeli olmayabilir ama bir nebze bile eksiden artıya dönmemizi sağlıyacağını söyleyebilirim.
Sağlıklar mutluluklar bizlerin olsun…