SELİM ŞANLI TA4B
   
  selimsanli
  RADYO AMATÖRLÜĞÜ
 
Radyo amatörlüğü , tarihçesi 1900 lerin başlarını bulan en bilimsel, çok kültürel ve dünya milletlerini birbirleri ile kaynaştıran ve aynı zamanda da çok insancıl bir hobidir.
            Gerçekte radyo kelimesi bizim dilimizde telsiz cihazını temsil eder. Telsiz kelimesi yalnız Türkçede geçerlilik taşıyan bir terim. Telsiz amatörlüğü 1984 yılına kadar yurdumuzda yasaklılar arasında idi. Halbuki 1960- 70 ve 80 li yıllarda Sovyet Rusyada dahi radyo amatörlüğü serbest bir uğraşı idi.
            Ticaret Lisesi mezunu olmam sebebiyle, 1970 li yıllarda kendi işletmemizde muhasebe işleri ile meşguldüm. Defter ve kasadan pek uzaklaşamazdım. Yanı başımdaki sabah gelir gelmez açtığım radyomu, akşam eve giderken kapatırdım. Ta ki bir gün uzundalga İstanbul radyosunu ararken, şimdilerde üzerinde Real AVM ve Haşim İşcan Kültür merkezi olan eski toptancı sebze ve meyve hali üzerinden geçen yüksek gerilim hattındaki Tedaşın kronportör üzerinden hat arizası konuşmalarını yakaladım. Çok ilgimi çekmişti. Ardından da 2182 Khz de ki Deniz HF bandının gemi trafik muhaberelerini keşfettim. Ama konuşmalar SSB modunda olunca, AM radyo ile çatlak patlak duyuyordum. Ve böylece radyo dinleme telsiz dinleme tutkusuna dönüştü.
            1970 li yıllarda elektronik parça satıcılarında TRAC ın dergisi satılırdı. Onları alıp, ders çalışırcasına okuyup temel elektronik alanına adımımı atmaya başladım. Hep dinleyerek katıldığım radyo dünyasına verici olarak da katılma isteği ile trac dergisindeki şeması yayınlanan 27 Mhz CB ve 88 – 108Mhz FM bandındaki verici devrelerini yapmaya ve çalıştırır hale gelmiştim. Ee tabi Antalya’nın radyo frekans da tek meraklısı ben miydim, elbetteki başka birileri daha olacaktı.
            Bir gün emektar işçimiz rahmetli Muharrem amcadan elimdeki FM frekansında çalışan verirciden çıkan sesimi FM radyodan dinlemesini rica ettim. Kendimde yürüyerek uzaklaşıp sinyalin nereye kadar ulaştığına bakacaktım. Ben 300 metre kadar uzaklaşmıştım ki birde arkama baktım, Muharrem amca koşa koşa geliyor. Dur işareti yaparak bir yandan da “ Radyodan senden başka birisinin de sesi geldi. Bak yakalanacaksın “ diyordu. Meğer sinyali bir radyo tamircisi daha almış. Korka korka tanıştık. Onunda aynı alanda amatörce çalışma yapan arkadaşlarıyla tanışmamdan sonra yalnız olmadığımı anladım.
            1980 li yılların başlarında 27 Mhz de halk bandında alıcı – verici kartlarından oluşan kristal kontrollü telsizimi kutulamayı başarmıştım. Bu arada da temel elektronik bilgimi kendimce epeyi ilerletmiştim. Broadcast denilen radyo yayınlarını dinliyor ve Amerikanın sesi, Almanyanın sesi ve Güney Afrika radyolarını dinliyorum sonucunda SWL raporları düzenleyip ilgili radyolara gönderip onların yayın kalite kontrol elemanı görevini yerine getiriyordum.

  
            1983 yılının 5 Nisan tarihinde yeni telsiz yasası olan 2813 sayılı kanunun yayınlanması ile Amatör telsizcilik bir yönetmelik altında serbest bırakıldı. O yıllarda gümrüklerimiz çok sıkı idi. Yurt dışından cihaz temin etmek çok zordu. 1984 yılında Almanyadan kesin dönüş yapan bir türk işçisi nin ev eşyaları arasına gizleyerek yurda sokmayı başardığımız PAN Crusader-X Nr.82 F1 tipli 12 band receiver ile ilk defa dünya radyo amatörlerini dinlemeye başladım ve konuşma yöntemlerini öğrendim. Almanyanın Sesi radyosu Türkçe servisinde görevli spiker Can Akbel in yönlendirmesi ile o zamanlar Almanya da yaşayan Bahri KAÇAN ile tanıştım. Bana radyo amatörlüğünü ilk öğreten kendisidir. Trac’a üye olmamı tavsiye etti ve sağladı.
  
            Artık Türkiyede de radyo amatörlüğü resmen başlamış, Ankara da Telsiz İşleri Genel Müdürlüğü kurulmuş ve ilk amatör sınavları yapılmaya başlamıştı. Açılan ilk sınavlara bende müracaat etmiş, fakat CW tam bilmediğim için ancak ikinci sınavda TGM işletme Daire Başkanı Mustafa Küçükay’ın benim sınava imkansızlıklar içinde hazırlanmamı anlaması ile ayrıca Trac’ın Antalya şubesini kurmam şartı ile A sınıfı belgemi hak kazandım.  4. bölgenin 2.inci çağrı işareti olan TA4B yi verdiler.


  
   
            Trac Genel Başkanlığına yaptığımız başvuru sonrası, 1987 yılında TRAC Antalya Şubesini, Trac’a daha önceden üye olan Yılmaz ŞEN, Ahmet YEREBAKAN ve ben kurucu üye olarak açtık. Artık üye kabulü ile radyo amatörlerine bir yuva oluşturmuştuk.
        
    

         Trac Antalya Şubesini önce Ahmet Yerebakan TA4M nın Kazımözalp Caddesindeki dükkanın 2.katında açtık. Rahmetli Bahri Kaçan TA2BK - DJ0UJ Almanya dan getirdiği İlk HF cihazımız YAESU FT-707 ile QSO yaparken çekilmiş bu resimin tarihi 1987 dir.

    
 

              Daha sonra mülkiyeti üstüme olan Tınaztepe caddesindeki bir dükkanı dernek lokali olarak kullandık. Bu mekanın mahalle arasında olması ve merkezi bir yer olmaması nedeni ile kulübümüze üçüncü bir yer aradık. Uzun yazışmalardan sonra Antalya İl Özel İdare binasının zemin katındaki yerimize geçtik.
             
   








Binanın 23 katlı olması bizim radyo amatörlüğü yapmamıza çok engel çıkarıyordu. 100m.lik bir top kablo kullandık çatıdaki antenden aşağıdaki telsizlerimize kadar. Büyük uğraşılardan sonra valiliği ve İl Özel İdare müdürünü razı ederek en üst kattaki eski encümen toplantı salonunu tahsis ettirdik. Artık şahane deniz manzaralı, tabanı halı döşeli ve 18 kişilik toplantı masasıda olan bir kulüp lokalimiz vardı.
 
 
  Today, there have been 6 visitors (14 hits) on this page! Selim ŞANLI TA4B  
 
BİLGİ PAYLAŞMAKLA GELİŞİR. This website was created for free with Own-Free-Website.com. Would you also like to have your own website?
Sign up for free